20 Haziran 2013 Perşembe

Tarihin Ortanca Çocukları

Biz tarihin  ortasında doğduk. Geçmişte milletin anasını ağlatanları biz seçmedik, şimdikilerde de punduna geldik. Kime sorsan şikayetçi ama hala başta, hala yükseliyor. Bununla alakalı bir sürü iddia dolanadursun, geçmişte de siyasetin içinde olan “muhalefet” neden geçmişini sorgulamıyor? Yoksa sorgulayamıyor mu? Herkesin kendi köşesine çekilip kendi seçmeni için vaatlerde bulunduğunu, başa geçtiklerinde ilk işlerinin kendi adamlarını önemli mevkilere getirmek olduğunu ne zaman unuttular? Mecliste önemli bir revizyon olmadı ki! Eskiden hükmedenler bugün muhalefet ediyor. Boşuna çıkıp da ötekilerin yediği herzeleri anlatıp bundan nemalanmaya çalışmasınlar; bilenler hatırlıyor onların da ne mal olduğunu. Milletin alın terini iç ederek kurdukları imparatorluklardan beslenen haramzade piçlerinin yediği naneler hala unutulmamışken ne zaman sütten çıkmış ak kaşık oluverdiler?
İnsanların kafasındaki sağ-sol ayrımını bile güttükleri saçma politikalarla kendileri oluşturdular. Sağcılar dindar, solcular dinsiz oldu bunların sayesinde. Bu akımların arkasından gidenler de sağ olsun gittikleri yolun hakkını vererek dindar ve dinsiz diye kutuplara ayrıldılar. Bunlar siyasi görüşlerdi ama inanç sistemimizi bile şekillendirdi taklit yoluyla. Semboller kullandılar insanları etiketlemek için. Hiç unutmuyorum bizim lisede olduğumuz zamanlarda ülkücüler Türk Bayrağı, Chp’liler Atatürk rozeti takıyordu. Ülkücüler Atatürk’ü dışlamanın oy kaybettirdiğini fark ettiler ve zamanla bağırlarına bastılar. Kendi saçma siyasetleriyle milleti yıllarca uyuttular. Yeri geldi kendi yolsuzluklarını unutup belgelerle kameralar karşısına geçtiler, yeri geldi aksi anlaşmalarda imzası olduğu halde ip falan attılar paçayı kurtarırız ümidiyle.
Başta oldukları zamanlarda azıcık insanların nabzını kontrol etseler, birazcık kulak verseler şimdi şu durumda olmayacaktık. Namaz kılan adamın sicilini bozmakla tehdit ederken, “özgür düşünce”nin evi olması gereken üniversitelerde öğrenci fişlerken, ihaleleri dava arkadaşlarına vererek değeri 1 lira olan şeyi 100 e alırken; işine gelmeyen herkesi anarşist ilan ederek sistemin dışına çıkartırken; halktan kopuk, onu anlamayan ensesi kalın kodaman dinazorlar olarak siyasi ömürlerini tükettiler. Geçmişte bu kadar yanlışlığı gören insanların umutlarını demirleyecekleri bir liman gerekiyordu ve bu kullanıldı: Yeni Mesih dünyaya tanıtıldı. Seçildi ama hapis cezası aldığı için kanunun değişmesi gerekiyordu. Gerekli düzenlemeler yapılarak demokrasinin özrü telafi edildi. İlk başlarda “kimsesizlerin kimsesi” olan şahıs, zamanla küresel düzenin bir parçası oldu. Nasıl olmasındı ki? Olmayan kim yaşayabilmişti de o direnecekti buna? Dünyanın dönmesinde parmağı olan tüm şeytanlarla masaya oturuldu ve anlaşmalar imzalandı. Strateji geliştirildi insanların olan biteni anlamaması için. Senaryo o kadar güzel kurgulanmıştı ki ışıkçısından tut dublörüne kadar herkes bu kirli oyundan sebepleniyordu. Kimlerinin artık ekmeğine yağ sürüldü, kimileri kuru ekmeğe muhtaç bırakıldı.
=>>>devamı gelecek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder