Biz tarihin ortasında
doğduk. Geçmişte milletin anasını ağlatanları biz seçmedik, şimdikilerde de
punduna geldik. Kime sorsan şikayetçi ama hala başta, hala yükseliyor. Bununla
alakalı bir sürü iddia dolanadursun, geçmişte de siyasetin içinde olan
“muhalefet” neden geçmişini sorgulamıyor? Yoksa sorgulayamıyor mu? Herkesin
kendi köşesine çekilip kendi seçmeni için vaatlerde bulunduğunu, başa
geçtiklerinde ilk işlerinin kendi adamlarını önemli mevkilere getirmek olduğunu
ne zaman unuttular? Mecliste önemli bir revizyon olmadı ki! Eskiden hükmedenler
bugün muhalefet ediyor. Boşuna çıkıp da ötekilerin yediği herzeleri anlatıp
bundan nemalanmaya çalışmasınlar; bilenler hatırlıyor onların da ne mal
olduğunu. Milletin alın terini iç ederek kurdukları imparatorluklardan beslenen
haramzade piçlerinin yediği naneler hala unutulmamışken ne zaman sütten çıkmış
ak kaşık oluverdiler?
İnsanların kafasındaki sağ-sol ayrımını bile güttükleri
saçma politikalarla kendileri oluşturdular. Sağcılar dindar, solcular dinsiz
oldu bunların sayesinde. Bu akımların arkasından gidenler de sağ olsun
gittikleri yolun hakkını vererek dindar ve dinsiz diye kutuplara ayrıldılar.
Bunlar siyasi görüşlerdi ama inanç sistemimizi bile şekillendirdi taklit
yoluyla. Semboller kullandılar insanları etiketlemek için. Hiç unutmuyorum
bizim lisede olduğumuz zamanlarda ülkücüler Türk Bayrağı, Chp’liler Atatürk
rozeti takıyordu. Ülkücüler Atatürk’ü dışlamanın oy kaybettirdiğini fark
ettiler ve zamanla bağırlarına bastılar. Kendi saçma siyasetleriyle milleti
yıllarca uyuttular. Yeri geldi kendi yolsuzluklarını unutup belgelerle
kameralar karşısına geçtiler, yeri geldi aksi anlaşmalarda imzası olduğu halde ip
falan attılar paçayı kurtarırız ümidiyle.
Başta oldukları zamanlarda azıcık insanların nabzını
kontrol etseler, birazcık kulak verseler şimdi şu durumda olmayacaktık. Namaz
kılan adamın sicilini bozmakla tehdit ederken, “özgür düşünce”nin evi olması gereken
üniversitelerde öğrenci fişlerken, ihaleleri dava arkadaşlarına vererek değeri 1
lira olan şeyi 100 e alırken; işine gelmeyen herkesi anarşist ilan ederek
sistemin dışına çıkartırken; halktan kopuk, onu anlamayan ensesi kalın kodaman
dinazorlar olarak siyasi ömürlerini tükettiler. Geçmişte bu kadar yanlışlığı
gören insanların umutlarını demirleyecekleri bir liman gerekiyordu ve bu
kullanıldı: Yeni Mesih dünyaya tanıtıldı. Seçildi ama hapis cezası aldığı için
kanunun değişmesi gerekiyordu. Gerekli düzenlemeler yapılarak demokrasinin özrü
telafi edildi. İlk başlarda “kimsesizlerin kimsesi” olan şahıs, zamanla küresel
düzenin bir parçası oldu. Nasıl olmasındı ki? Olmayan kim yaşayabilmişti de o
direnecekti buna? Dünyanın dönmesinde parmağı olan tüm şeytanlarla masaya
oturuldu ve anlaşmalar imzalandı. Strateji geliştirildi insanların olan biteni
anlamaması için. Senaryo o kadar güzel kurgulanmıştı ki ışıkçısından tut
dublörüne kadar herkes bu kirli oyundan sebepleniyordu. Kimlerinin artık
ekmeğine yağ sürüldü, kimileri kuru ekmeğe muhtaç bırakıldı.=>>>devamı gelecek...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder