Bir erkek bir
kadını görür ve ondan çok etkilenir. Bunu karşısındaki kadına hissettirmek için
ona en güzel bakışlarını atar. Onun içini ısıtacak bakışlar atar ki ona karşı
hislerini anlasın. Zamanla yan yana gelirler bir sürü kereler. Aynı anda
gülerler aynı şeye kızarlar. Kadın bir süre sonra adamın hislerinden o kadar
emin olur ki hiçbir şeyi umursamaz olur. Ne yaparsa yapsın adam onu sevecektir.
Daha önce yaşadığı ilişkiler ona çok fazla bir tecrübe yaşatmamıştır. Erkek
köpektir onun gözünde; seven insan her türlü gurursuzluğu yaparak karşısına
yeniden çıkacaktır.
İnsanların
kalitelisinin nasıl davrandığını bilmediğinden yaptıklarından emin oynadığı
oyundan keyif alır şekilde ne kadar da haklı olduğunu her defasında kendine
söylemekten kendini alamaz. Etrafındaki üç beş arkadaşı da ona o kadar çok
katlanmak zorunda kalmıştır ki uzun zamandır terkedilmediğinden bunun kendinden
kaynaklandığını düşünme gafletine düşer. İşi vardır belki görmemiştir demez.
Adam ne zaman 1 dakika geciktirse mesajını o iki dakika geciktirir. Karşısına
gereken mesajı vermelidir. Kimse onu bekletemez. O da bekletir onu.
Bir adam içinde
yeterli kelime birikmemiş bir kadına karşı bir şeyler yazmak ister. Yazacağı
şeylerin onu etkileyeceğini ve bunun ona kendini özel hissettireceğini düşünür.
Buluşmaya giderken çiçek almaktan bir farkı yoktur ve abartılacak bir şeyi de
yoktur görünürde ama bir şeyler meydana getirmek ile bir yerlerden parasını
verip onu almak arasında çok fark vardır.
Kadın bir şeyler
hissetmesine fırsat vermediği adamın yazdıklarını beğenmez. Yeterince güzel
benzetme yapmamıştır. Kendini çok da özel hissedememiştir. Onu arasam mı mesaj
mı atsam diye düşünür. Ağzına geleni söyleyecektir. Bana yazacakların bu muydu deyip
ne kadar büyük bir beklentiye girdiğini ve sonucunun hüsran olduğunu
haykıracaktır yüzüne. Ona bakışını fark etmeden, her lafının her hareketinin
ona karşı bir iltifat olduğunu bilmeden adamı yargılar ve de karara varır. Adam
suçludur. Kendisine olan hislerinden emin değildir. Daha önce onu daha güzel anlatan
bir sürü kişi olmuştur. O bunu becerememiş ve alelade şeylerle zamanını
çalmıştır.
Kadının bilmediği
bir şey vardır. Aşkın ne kadınla ne de adamla alakası vardır. Aşk paha biçilmez
bir mücevherdir ve adamın sahipliğindedir. Onu gösterecek birini bulamamıştır
şimdiye kadar. Ne zaman birine gösterecek olsa beğenmezler ve gerçekten de
zannettiği kadar değerli olup olmadığını bir türlü kestiremez. Cevherin
iyisinden gevheri anlar ve şimdiye kadar karşısına hiç çıkmamıştır.