Benim konuyu kapatmak için bir yere bağlamam gerektiğini
söylemiştim sana. Yaşanan o saçma günden sonra seninle her konuşmaya çalıştığımda
bundan kaçınman bana gereken cevabı vermişti aslında. ben her seferinde acaba
günah mı alırım diye ilgililerle konuşmaya çalıştığım için zaman kaybediyorum
ve kendimi çok gülünç durumlara düşürüyorum.
Durumun senin açından bir sıkıntısı olmayabilir ya da çok
sıradanlaşmış olabilir ama benim kabul edebileceğimin dışında gelişti olaylar. Ha
takılalım işi ileriye taşımayalım diye düşünmüş olabilirsin ama ben tek gecelik
ilişkileri bırakalı çok oldu. Yanımda yöremde dolaşan insanların sahip olması
gereken asgari bir kalite var. Bununla alakalı ince eleyip sık dokuyorum zaten.
İlk önce iyi taraflardan bahsedeyim.
Uzun zamandır bu kadar güzel zaman geçirdiğim hiçbir insan
olmadı, bunu itiraf etmek istiyorum. Eğlendik güldük yedik içtik. Seninle zaman
geçirmeyi ben istesem de senin de halinden şikayet eder bir halin yoktu. Son gün piramide
gittiğimizde oradan ayrılmadan önce seninle çıkışta anlaştığımızı düşünüyordum.
Oraya gittiğimizde beğenmezsek çıkacaktık. Benim kıskanmama bile izin vermiyordun ya da öyle görünüyordun. Hatta
bunun açıklamasını da yapmıştım sana. Diğerlerinin sana olan tavırlarını
umursamam. Sana bakmaları ya da sana yanaşmaya çalışmaları; yavşakça hareket etmeleri
umurumda olmazdı. Senin onlara karşı tavrının değişmesi işlerin kalitesizliğinin düşmeye
başladığını gösteren noktaydı ama ben farkında değildim. Kadir ile ilgili bir sıkıntı olmadığını söyledim.
Onlara bizimle oturmaları için ısrar da ettik hatta. Daha ilk mekandan çıkmadan
ömerin yavşak gibi durduğunu söylediğini hatırlıyorum. Ben onların ikinci
mekana gideceklerini bilmiyordum. Bilseydim hiç gitmezdim. Sonrasında masalarındaki
kızın sürekli seni çağırdığını söyledin. Kulübe gitmeden önce ve sonra
bilmediğim şey senin ömere olan tavrındı. Adama bir sürü mesaj atmışsın. Sonrasında
masalarına sen gitmişsin. Sadece bu hareketin bile seninle ilgili çok fazla
ipucu veriyor. Benim açımdan bakınca sen sanki rahatsız oluyordun ve o sana tacizde
bulunuyordu. Bana farklı konuşuyordun gidip ona farklı konuşuyordun. Ben bütün
olanları bilmeden sana yapılanı aşağılanma olarak düşünüyordum. Ama tekrar
diyorum senin ömeri orada taciz ettiğini bilmiyordum. Seni masadan kovdukları
halde gitmediğini… neyse ben seni oradan çıkartamayınca dışarı çıkıp nefes
almak istedim. Bilmediğim bir şekilde bana soğuk yapmaya başlamıştın. Amacının beni
mekandan gönderip Ömerlerin yanına oturmak olduğunu da bilmiyordum. Ayaküstü
uyutuluyordum yani. Şunu demeden geçmek istemiyorum. Salak yerine konulmadan
bütün bunlar konuşulsaydı. Deseydin ki mesela ben seninle takılmak istemiyorum,
Ömerlerle devam etmek istiyorum geceye; siktir olup giderdim. Tamam derdim yani.
Ne diyebilirim ki böyle bir isteğe. Ya da şöyle kandırsaydın beni: beni eve
bırakır mısın, başım ağrıyor. Sonra Ömer seni gelip alırdı evinin kapısından. Bunu
sonra öğrenmiş olsam da umursamazdım. Olayların bu kadar açıklamasız duruma
gelmesine gerek kalmazdı. senin yüzünden birinden dayak yiyebilir, ona dayak atabilir ya da birbirimize dönüşü olmayacak zararlar verebilirdik.
Benim bakış açıma geri dönelim: Seni dışarı çıkaramadım, Ömer
gelip seni rahatsız ediyor ve sen beni yanlış anladığından ötürü oradan
ayrılmıyorsun. Oradaki görevlilere beni tacizci gibi lanse etmişsin. Seni çıkaramayacağımı
anladığımda eve gittim ama sonrasında geri dönüp son bir kere ısrar edeyim
dedim. Tamam benimle görüşmek istemiyor ama en azından sağ salim evine bırakayım
istedim. Şu anda bunları yazarken ne kadar naif olduğumu görüyor ve halime
acıyorum. Diyorum ya bunları yazmamın sebebi de kendimi rahatlatmak. Üzerimdeki
yükü atmak. Konuşmayı istemem de bundan. Neyse nerde kalmıştık, ben seni
tekrar eve bırakmak için mekana geri döndüm.
Kapıda beni Ömer karşıladı. Arka tarafa kameraların bizi
görmeyeceği yere çağırıyor. Dövecekmiş beni. Nasıl küfürler ediyor ama. Dedim sarhoşluğum
geçtikten sonra kapışalım, ayakta duramıyorum. Artık o durumu nasıl anladıysa beni kendine rakip olarak görüyor ve kapışmak istiyor. Herkes
orada ama herkesin anladığı başka bir şey. Yeniden gittiğimde beni içeri
almadılar. Güvenliklere tembih etmişsin. Seni rahatsız ediyormuşum. Neyse uzatmayacağım.
Ertesi gün bana hala ömerin seni taciz ettiğini söylediğin halde mekandan
beraber çıkmışsınız. Bana “senin arkadaşın ama o” diye beni suçladığın halde. Artık
bunun üstüne yazacak bir şey yok. 1 zerre Hakkımı bile helal etmiyorum. Dediğim
gibi seni görmek istemiyorum. Senin de beni görmek istemeni istemiyorum. Mümkün
mertebe az karşılaşmaya çalışacağım ve senden de bunun devamlılığı için çaba
göstermeni istiyorum. Görmek istememe sebebim de duygular falan değil. Boşa
harcadığım zamanım, nefesim, itibarım, param… şunu yazarken bile zamanımı harcıyorum, yazık.
Görüşmemek dileğiyle
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder