20 Haziran 2024 Perşembe

Sevgili Kankacım

 

Benim konuyu kapatmak için bir yere bağlamam gerektiğini söylemiştim sana. Yaşanan o saçma günden sonra seninle her konuşmaya çalıştığımda bundan kaçınman bana gereken cevabı vermişti aslında. ben her seferinde acaba günah mı alırım diye ilgililerle konuşmaya çalıştığım için zaman kaybediyorum ve kendimi çok gülünç durumlara düşürüyorum.

Durumun senin açından bir sıkıntısı olmayabilir ya da çok sıradanlaşmış olabilir ama benim kabul edebileceğimin dışında gelişti olaylar. Ha takılalım işi ileriye taşımayalım diye düşünmüş olabilirsin ama ben tek gecelik ilişkileri bırakalı çok oldu. Yanımda yöremde dolaşan insanların sahip olması gereken asgari bir kalite var. Bununla alakalı ince eleyip sık dokuyorum zaten. İlk önce iyi taraflardan bahsedeyim.

Uzun zamandır bu kadar güzel zaman geçirdiğim hiçbir insan olmadı, bunu itiraf etmek istiyorum. Eğlendik güldük yedik içtik. Seninle zaman geçirmeyi ben istesem de senin de halinden şikayet eder bir halin yoktu. Son gün piramide gittiğimizde oradan ayrılmadan önce seninle çıkışta anlaştığımızı düşünüyordum. Oraya gittiğimizde beğenmezsek çıkacaktık. Benim kıskanmama bile izin vermiyordun ya da öyle görünüyordun. Hatta bunun açıklamasını da yapmıştım sana. Diğerlerinin sana olan tavırlarını umursamam. Sana bakmaları ya da sana yanaşmaya çalışmaları; yavşakça hareket etmeleri umurumda olmazdı. Senin onlara karşı tavrının değişmesi işlerin kalitesizliğinin düşmeye başladığını gösteren noktaydı ama ben farkında değildim. Kadir ile ilgili bir sıkıntı olmadığını söyledim. Onlara bizimle oturmaları için ısrar da ettik hatta. Daha ilk mekandan çıkmadan ömerin yavşak gibi durduğunu söylediğini hatırlıyorum. Ben onların ikinci mekana gideceklerini bilmiyordum. Bilseydim hiç gitmezdim. Sonrasında masalarındaki kızın sürekli seni çağırdığını söyledin. Kulübe gitmeden önce ve sonra bilmediğim şey senin ömere olan tavrındı. Adama bir sürü mesaj atmışsın. Sonrasında masalarına sen gitmişsin. Sadece bu hareketin bile seninle ilgili çok fazla ipucu veriyor. Benim açımdan bakınca sen sanki rahatsız oluyordun ve o sana tacizde bulunuyordu. Bana farklı konuşuyordun gidip ona farklı konuşuyordun. Ben bütün olanları bilmeden sana yapılanı aşağılanma olarak düşünüyordum. Ama tekrar diyorum senin ömeri orada taciz ettiğini bilmiyordum. Seni masadan kovdukları halde gitmediğini… neyse ben seni oradan çıkartamayınca dışarı çıkıp nefes almak istedim. Bilmediğim bir şekilde bana soğuk yapmaya başlamıştın. Amacının beni mekandan gönderip Ömerlerin yanına oturmak olduğunu da bilmiyordum. Ayaküstü uyutuluyordum yani. Şunu demeden geçmek istemiyorum. Salak yerine konulmadan bütün bunlar konuşulsaydı. Deseydin ki mesela ben seninle takılmak istemiyorum, Ömerlerle devam etmek istiyorum geceye; siktir olup giderdim. Tamam derdim yani. Ne diyebilirim ki böyle bir isteğe. Ya da şöyle kandırsaydın beni: beni eve bırakır mısın, başım ağrıyor. Sonra Ömer seni gelip alırdı evinin kapısından. Bunu sonra öğrenmiş olsam da umursamazdım. Olayların bu kadar açıklamasız duruma gelmesine gerek kalmazdı. senin yüzünden birinden dayak yiyebilir, ona dayak atabilir ya da birbirimize dönüşü olmayacak zararlar verebilirdik. 

Benim bakış açıma geri dönelim: Seni dışarı çıkaramadım, Ömer gelip seni rahatsız ediyor ve sen beni yanlış anladığından ötürü oradan ayrılmıyorsun. Oradaki görevlilere beni tacizci gibi lanse etmişsin. Seni çıkaramayacağımı anladığımda eve gittim ama sonrasında geri dönüp son bir kere ısrar edeyim dedim. Tamam benimle görüşmek istemiyor ama en azından sağ salim evine bırakayım istedim. Şu anda bunları yazarken ne kadar naif olduğumu görüyor ve halime acıyorum. Diyorum ya bunları yazmamın sebebi de kendimi rahatlatmak. Üzerimdeki yükü atmak. Konuşmayı istemem de bundan. Neyse nerde kalmıştık, ben seni tekrar eve bırakmak için mekana geri döndüm.

Kapıda beni Ömer karşıladı. Arka tarafa kameraların bizi görmeyeceği yere çağırıyor. Dövecekmiş beni. Nasıl küfürler ediyor ama. Dedim sarhoşluğum geçtikten sonra kapışalım, ayakta duramıyorum. Artık o durumu nasıl anladıysa beni kendine rakip olarak görüyor ve kapışmak istiyor. Herkes orada ama herkesin anladığı başka bir şey. Yeniden gittiğimde beni içeri almadılar. Güvenliklere tembih etmişsin. Seni rahatsız ediyormuşum. Neyse uzatmayacağım. Ertesi gün bana hala ömerin seni taciz ettiğini söylediğin halde mekandan beraber çıkmışsınız. Bana “senin arkadaşın ama o” diye beni suçladığın halde. Artık bunun üstüne yazacak bir şey yok. 1 zerre Hakkımı bile helal etmiyorum. Dediğim gibi seni görmek istemiyorum. Senin de beni görmek istemeni istemiyorum. Mümkün mertebe az karşılaşmaya çalışacağım ve senden de bunun devamlılığı için çaba göstermeni istiyorum. Görmek istememe sebebim de duygular falan değil. Boşa harcadığım zamanım, nefesim, itibarım, param… şunu yazarken bile zamanımı harcıyorum, yazık.

Görüşmemek dileğiyle

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder